SEVGİLİ ANNE VE BABALAR!
Ülkemizde faaliyet yürüten terör örgütlerinin kirli eylemlerini gerçekleştirmede kullandığı kaynak 14-25 yaş grubundaki gençlerimizdir.
Güvenlik güçlerimizin düzenlediği aralıksız operasyonlar sonucu yok olmanın eşiğine gelen terör örgütleri, özellikle lise ve üniversite çağındaki gençlerimizi kandırarak, saflarına çekmek suretiyle yeniden toparlanma çabası içerisindedirler.
14-25 YAŞ GRUBUNDAKİ GENÇLER:
Fiziki özelliklerinde meydana gelen ani değişiklerden dolayı kendilerini
değersiz hisseder ve güvensizlik duygusu taşırlar.
Duyguları çabuk iniş çıkış gösterdiğinden çabuk sevinir, çabuk üzülür,
birden sinirlenerek olur olmaz şeyleri sorun yaparlar. Bu nedenle tepkileri
önceden kestirilemez.
Alıngan davranıp hiç eleştiriye gelemezken ana-babalarını yerli
yersiz eleştirmeye başlarlar.
Bencilleşir, istekleri artar, konan yasakları saçma, kendine tanınan hakları
yetersiz bulurlar.
Ana-babadan devlete varana kadar otoriteyi temsil eden her şeye başkaldırma
eğilimi taşırlar.
Coşkuludur, hayalcidir, idealisttirler. Duygu ve düşüncelerini
inançla savunur, haksızlara karşı acımasız bir tutum takınır, yaşanan
gerçeklere pek aldırmadan toplum düzeni birden değişsin, eşitsizlikler ortadan
kalksın isterler. Hakça bir düzenden ve doğruluktan yanadırlar.
Kimse tarafından anlaşılmadığını düşünen gençler, kendilerini
daima haklı görürler.
Tüm bunlarla birlikte anne-babanın kendisini sürekli çocuk yerine koyması,
baskıcı ve katı tutumları ile anlayışsızlıkları ve hoşgörüsüzlüklerinden bıkan
genç kendini adam yerine koyan, sözünü dinleyen, ona anlayışlı ve hoşgörülü
davranan bir ortam aramaya başlar.
Terör örgütleri gencin
bu kritik dönemde gösterdiği ruh halinden yararlanmak için beklentilerine
cevap verecek ortamları hazırlamaktadırlar.
Böylece yapılan
propagandalardan etkilenen genç kendini kanıtlamanın en kolay ve en tehlikeli
yoluna girerek kendi gibi öfkeli ve beklemeye tahammülü olmayan gençlerle
yasadışı örgütlerde yazgısını birleştirmiş olur.
SEVGİLİ GENÇ ARKADAŞLAR
Bu sebeple siyasal, kültürel, askeri ve
sosyo-ekonomik çıkar çatışmalarının çekim merkezlerinde bulunmaktadır.
Ülkemizin dünya güç dengesini etkileyen
bir konumda bulunması
sürekli iç ve dış tehlikelere maruz kalmasına neden olmaktadır.
Bilindiği gibi 2.Dünya Savaşına kadar dünya
zenginliklerinden sınırsızca yararlanmak isteyen ülkeler askeri işgallerle
amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlardı. Ancak sıcak savaşların büyük maddi ve
manevi kayıplara yol açması yol ve yöntem değişikliğine neden olmuştur.
Geliştirilen bu yeni yöntemlerden en etkilisi
ise terörist faaliyetlerdir.
Dış odakların desteğiyle ülkemizde de bazı
terör örgütleri faaliyetler yürütmektedirler.
Bu örgütler maddi ve manevi desteği dış
mihraklardan alırken, ayakta kalabilmek için muhtaç olduğu insan kaynağını
da siz gençlerimizden sağlamaya çalışmaktadırlar. Bu nedenle terör örgütlerinin
eleman kazanmayı hedefleyen tuzaklarına karşı dikkatli olmanızda yarar vardır.
ANNE VE BABALAR!
Gençlik çağı bir insanın
en kritik dönemidir.
Bu dönemde gençlerin
gösterdiği tutarsız davranışlar kendi kimliğini
ve benliğini bulma mücadelesinden kaynaklanmaktadır.
Evlatlarınızın tutum
ve davranışlarına bakarak “Benim çocuğum problemli” düşüncesini kafanızdan atınız ve onların
isteklerine kulak veriniz.
Gençlik bir ülkenin yarınlarıdır.
Problemleriyle ilgilenmediğimiz gençlerin bir gün terör örgütlerinin ağına düşebileceğini unutmayalım.
Gençlerin sorunlarını
dinleyerek, bu sorunları paylaşalım.
Bilindiği gibi insanların sevgi, ilgi,
samimiyet gibi her zaman geçerli duygusal ihtiyaçları vardır. Terör
örgütlerinin sizleri kazanmak için ilk hareket noktası insan
psikolojisinin bu durumundan yararlanmasıdır.
Dolayısıyla, örgüt içerisine çekmeyi planladıkları kişilerin öncelikle aile
yapılarını incelemekte, onların zayıf noktalarını belirlemek için bilgi
toplamaktadır. Bundan sonra, seçilen kişilerle sıcak dialog kurulması
aşaması gelmektedir. Bu doğrultuda her insanın çok doğal ihtiyacı olan arkadaş
toplantıları, sinema ve konser davetleri, burs, kalacak yer ve kitap temini gibi
unsurlar örgüt tarafından araç olarak kullanılmaktadır.
Grup içine çekilen kişiler, örgütün ideolojisi doğrultusunda yayın yapan kitap,
dergi ve gazeteler okutularak beyinleri yıkanır. Böylece örgüt ideolojisi
uğruna ölmeye hazır militanlar yetiştirilmesinin ilk aşaması tamamlanmış
olmaktadır.
Bu kişilere bir sonraki aşamada verilen görevler arasında bildiri
dağıtma, afiş asma, yasa dışı miting, toplantı ve gösterilere katılma
bulunmaktadır. Tüm bunlardaki amaç, kişileri güvenlik kuvvetleriyle karşı
karşıya getirerek önce suçluluk duygusuna kapılmalarını sağlamak daha sonra ise
bu suçluluk duygusunu nefrete ve varolan her tür düzenin reddine dönüştürerek,
onların toplumla ve hatta aileleri ile olan bağlarını koparmaktadır.
Terör örgütleri; ideolojileri uğruna, ölmeye ve öldürmeye hazır hale
getirebilmek için, o kimsenin kişiliğini parçalamakta, sonra yok etmekte ve
nihayet hayatla hiçbir bağlantısı kalmamış, yüreği kin ve nefretle doldurulmuş
robot haline dönüştürülmektedir.
Buraya kadar sözü edilen aşamalardan adım adım geçirilen kişiler, bundan sonra
gerektiğinde silahlı eylemlere yöneltilmekte ve örgütün kirli emelleri için
kullanılmaktadırlar.
SEVGİLİ GENÇLER!
Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının düğüm noktasında bulunan ülkemiz, deniz yolları ve boğazları ile dünya coğrafyasında önemli bir yere sahiptir.
60 milyonu aşan nüfus potansiyeli, zengin yer altı ve yerüstü
kaynakları vardır. Ekonomik ve teknolojik gücü her geçen gün artmaktadır.
Ülkemizin bu coğrafi konumu, bütün ülkeleri güvenlik ve her türlü
ulaşım faaliyetleri bakımından ilgilendirmekte, ayrıca ülkelerin birbiri
ile
olan politik, ekonomik ve askeri ilişkileri yönüyle de önem arzetmektedir.
Bu nedenlerle, dış mihraklar ve onların piyonluğunu yapan iç odaklar bazı
sosyal, ekonomik ve politik duyarlılıkları istismar etmek suretiyle ülkemizi
zayıf düşürmek, yıkmak,bölmek ve parçalamak istemektedirler.
Dış mihraklar bu noktada yasadışı sol, bölücü, irtica ve sağ terör örgütlerini
kullanmak suretiyle, ülkemizin milli birlik ve beraberliğini, ülke bütünlüğünü
parçalamak, ATATÜRK İLKELERİ doğrultusunda gelişen çağdaş anlayışı, anayasal
düzeni yıkmak istemektedirler.